TV Habertürk

Tabipler ve barolar birliği "Türk" ismini kullanamayacak

6 Şubat 2018 - 16:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Türk Tabipleri Birliği'nin kapısına kilit vurulmasını" istediğinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben onu açıkladım. Bir defa onun başındaki 'Türk' ifadesi zaten Bakanlar Kurulu kararıdır. Bir defa onun oradan süratle çıkarılması lazım. Sadece Tabipler Birliği değil, Türkiye Barolar Birliği ile ilgili de aynı şey. Çünkü bunların milli, yerli, bu ülkenin şu anda yapmış olduğu vatanı korumayla ilgili mücadelede yanımızda yer alma diye bir durumları yok. Tam aksine karşımızda yer alma, teröristlere sahip çıkma, onlarla yandaş olma gibi bir durumları var. Ve bunları tamamen kaldırıp, sadece Türk Tabipler Birliği değil, her grup kendi oluşumunu yapar, faaliyetini gösterir. Aynı şekilde hukukçular kendi barolarını oluşturur, faaliyetini sürdürür. Ondan sonra da gelip oraya çöreklenme diye bir şey olmaz. Bakanlar Kurulu da gereken adımı atar."

TTB ne demişti?

Türk Tabipleri Birliği'nin Twitter hesabından Afrin harekatıyla ilgili “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklaması yapılmıştı.TTB, 24 Ocak tarihli söz konusu açıklamaya gelen tepkiler üzerine, 26 Ocak'ta aşağıdaki duyuruyu internet sitesine koymuştu:1. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi 24 Ocak 2018 Çarşamba günü kamuoyuna bir açıklama yapmıştır.2. Açıklamayı izleyen iki gün içerisinde tarafımıza farklı tepkiler ulaşmıştır. Açıklamamızı olumlayan ve destekleyen bir çok geri bildirimin yanında, metinde yer almayan ifadeler eklenerek hedef gösteren ve adeta bir lince davetiye çıkaran söylemler ve tehditler de söz konusudur.3. TTB Merkez Konseyi gerek hekimlerin gerekse de vatandaşlarımızın tepkilerini dikkatle dinlemektedir.4. Öncelikle tekrarlanması gereken TTB Merkez Konseyi’nin açıklaması halen sınır ötesinde bulunan çocuklarımızı, onların ana, baba ve yakınlarını da gözeterek, büyük bir özenle, hiçbir insana hürmetsizlik etmeyen bir uslupla kaleme alınmıştır. Orada görevli bulunan insanlar tepki gösterenler kadar bizim de canımızdır. TTB Merkez Konseyi bu anlamda kendisi hakkında yapılan çarpıtmaları reddetmektedir.5. TTB Merkez Konseyi bu süreçte bir hekim birliği tutumu ve sorumluluğuyla görüşlerini ifade etmiştir. Savaş, çatışma, terör operasyonu ve benzeri durumlarla ilgili hekimlik değerleri ve yıllar boyunca geliştirilen tutum bildirgeleri hiçbir farklı yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır. TTB Merkez Konseyi’nin 24 Ocak tarihli açıklaması bütünüyle bu birikime sadık kalarak yapılmıştır.6. Yukarıdaki gerçeklere rağmen tepkilerin kimi provokatif saldırılara da meydan verecek çağrılara, hedef göstermelere dönüştüğünü üzülerek duyuyor, görüyor, yaşıyoruz. Son olarak devletin en yetkili makamlarının açıkladıkları görüşler kimileri için TTB Merkez Konseyi’nin hedef olarak algılanması tehlikesini de içermektedir.7. TTB Merkez Konseyi bu bilgiler ışığında kamu otoritesine herkesin can güvenliğini güvence altına alacağı ve hiç kimseyi dışlamadan görüşlerini ifade edebileceği bir ortamı tesis etme görevini yerine getirme sorumluluğunu hatırlatır, bu vesileyle özgür, demokratik ve barış içerisinde bir Türkiye ve dünya özlemimizi bir kez daha paylaşırız.

Bu açıklamanın ardından Türk Tabipler Birliği'nin 11 yöneticisi gözaltına alınmıştı. O yöneticilerin tamamı adli kontrol şartıyla daha sonra serbest bırakıldı.