03 Mart 2018 Cumartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı “Münbiç'in yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun" demiş... 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika turunun üçüncü durağı Senegal’de aralarında Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli ve Habertürk yazarı Nagehan Alçı’nın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Afrin'den gelen 8 şehit haberiyle ilgili şunları söyledi: 

"Çatışma haberlerinin akabinde Hulusi Paşa’dan bilgi aldım. Jandarmadan, JÖH’lerden, maalesef 8 şehidimiz oldu. ÖSO’dan da 2 şehit var. Olay akabinde, terör unsurlarının uçaksavarları personelleriyle yok edildi. Teröristlere yaptıklarını misliyle ödeteceğiz."

Erdoğan'ın asıl dikkat çeken ifadeleri ise Münbiç konusundaydı. Cumhurbaşkanı ABD'nin teklifini anlattı:

"ABD’liler, Obama döneminden beri Münbiç’te kalmayacaklarını, oraya girmiş olanları çıkaracaklarını, Fırat’ın doğusuna çekeceklerini söylüyor. Hep söz vermelerine rağmen, fiiliyatta YPG’yi oradan çıkarmadılar. Trump ve ekibi de aynı şeyi söylüyor. Ama fiiliyata yansımadı. Dışişleri Bakanları Rex Tillerson, geldiğinde 'Çıkaralım onları. Münbiç’in yarısında güvenlik sizde, yarısında bizde olsun' dedi. Cevaben, 'Ne sizde olsun güvenlik, ne de bizde! Münbiç oranın gerçek sakinlerinin olmalı' dedim. ABD’lilerin kast ettikleri, kentin asli sakini Arapların yerlerine yerleşmelerini sağlama amacıyla, Münbiç’in güvenliğini beraber sağlamaksa bu elbette yapılabilir. "

"O İŞ ARTIK BİTMİŞTİR"

"Türkiye’nin S-400 alımı nedeniyle ABD yaptırımlarına konu olması gibi bir risk var mı? Böyle bir risk olursa Türkiye kararını gözden geçirir mi?" sorusuna ise Erdoğan şu yanıtı verdi:

Artık bizi tanımış olmaları lazım. Bizden söz bir kere çıkar, iş biter. Ruslarla anlaşmış olduğumuz için o iş artık bitmiştir. NATO üyesi Yunanistan da Rusya’dan S-300 aldı, yaptırım mı uygulandı? Kaldı ki ülkemizin güvenliği ile ilgili meselelerde kimden ne alacağımızı başkalarına soracak değiliz. Stratejik ortaklarımızdan, aynı ittifakta yer aldığımız ülkelerden, müttefikliğin gereğini yerine getirmelerini bekleriz. Mesela müttefikimiz bir ülkenin, bir terör örgütüne silah temin etmesini, hem de ücretsiz silah vermesini makul karşılamamız mümkün değil.

Cumhurbaşkanı,  "Putin Erdoğan sayesinde Doğu Guta’daki siviller tahliye edilebildi” dedi. Bu Doğu Guta, İdlib veya başka noktalarda sivillerin tahliyesi için beraber çalışılmaya devam edilecek anlamına gelir mi?" sorusuna da şu yanıtı verdi: 

Guta ve İdlib ile ilgili Sayın Putin’i aradım. Doğu Guta’dan tahliye için ricada bulundum. Orada çocuk ve kadınlar öldürülüyor. Sözüm ona sivillerin gözetileceği söyleniyor ama videolar, fotoğraflar ortada. Yapılanları gördüğüm zaman insan, baba, siyasetçi olmaktan, hatta Cumhurbaşkanı olmaktan utanıyorum. “Tahliye edilenleri biz alalım, tedavilerini yaptıralım” dedim. Olumlu yaklaşım gösterdi ama bununla ilgili mesafe katedilemedi. Çocuk ve kadınların Şam’a gönderildiği haberleri var. Bu, ejderhaya teslim edilmeleri anlamına gelir.

"Afrin’de olumlu yaklaşıp sessiz kalan Rusya, İdlib’de bizi rahatsız edecek bir teklifle karşımıza gelebilir mi?" sorusuna ise Erdoğan, "Afrin olayında Rusya’yla bir sıkıntımız yok. İdlib’de gözlem noktaları oluşturma sürecimiz de devam ediyor. Önümüzdeki süreçte Soçi’deki üçlü zirvenin benzerini İstanbul’da yapacağız. Bu ve benzeri konuları orada da değerlendirme imkânımız olacaktır." yanıtını verdi.